ölüm gerçeği Salı, Feb 27 2007 

insan hayatının tek gerçeği ölüm gerisi teferruattır. kabullenmek istemese de insan, hiç gelmeyecek gibi hissetse de azraili hayatın var olan tek gerçeğidir ölüm.

  kimin; nerede, ne zaman, nasıl göçeceği bilinmez hayattan. çaresizsin ona karşı. vade yetti mi kabullenmek zorundasın, teslim olma vakti gelmiştir artık. teslimiyet sonsuz bir sevgiyle teslimiyet, çünkü; ölüm yaşamın acı bir sonucu değil, yeni ve sonsuz bir hayatın tatlı başlangıcı. insanoğlu dünya hayatına gözlerini ilk açtığında ağlaması haşrolduğunda güleceğine dalalet değil midir? rabbinden ayrıldığına ağlayan ruh, rabbine kavuşmanın sevincini yaşayacaktır. lakin bu sevincin ızdırap dolu dönülmez bir pişmanlığa dönüşmemesi için yaşamalı insan. tek amaç için yaşamalı. Allah’a hakkıyla kulluk etmeli ki rızasını kazanıp ölümü gülerek karşılayabilmeli. kendi ölümüne sevinmeli, münker nekir ile hoş sohbet geçirebilmeli kabirde.

teferruatlara takılıp asıl gerçeği unutmayalım. ölüm sonsuz bir nimet yaşam ise geçici zevklerle dolu bir oyun. nefislerine yenik düşenler için varolan, yakıtı insan olan cehennemden uzak olmak Allah rızasına nail olabilmek duasıyla..

müdür Perşembe, Feb 22 2007 

  osmanlı zamanında tuvaletlerde  ibrikçibaşı görev yapar , suyu biten ibrikleri doldururmuş. birgün adamın biri ibriklerden birini alarak tuvalete girmek isteyince bizim ibrikçibaşı atılmış.

- hemşerim! onu bırak diğerini al.        adam;

-ne farkeder ya hu? o da ibrik bu da ibrik.        İbrikçibaşı;

- nereden belli olacak bizim ibrikçibaşı olduğumuz? o kadar da havamız olsun. diye cevap vermiş.

Hayatınızın birçok anında karşılaşmışsınızdır bu ibrikçibaşlarıyla. İnsanı çileden çıkaran tavırlarıyla; bazen başhekim edasıyla bir hizmetli ya da hasta bakıcı, apartman yöneticisi kimliğinde bir kapıcı, kendini belediye başkanı sanan bir odacı ve daha nicesi.

  bu hikaye ve örneklere paralel olarak klişe bir müdür fıkrası vardır. bilenler bilmeyenlere anlatsın diyerek gelelim asıl derdimize. canım kardeşim halil beye, lisede hazırlık okuduğuma dair bir belgeyi alması için çok sevdiğim öğretmenim ……….. hanımı aramasını istedim. ………… hanım çok sevdiğim ve sevildiğim bir öğretmen olduğu için olsa gerek kendisinden rica ettik. O’da memnuniyetle alabileceğini ifade etti. lakin; ne bilelim bu müdür fıkrasındaki müdüre tıpatıp uyan bir müdür yardımcısı ile karşılaşacağımızı. bilemezdik. niye? çünkü; kendisi benim edebiyat öğretmenim olmakla birlikte herzaman kibarlığını örnek aldığım duruşuyla, giyinişiyle tam bir beyefendi. müdür olunca değişti mi bilmem ama benim için istenen belgeye “kendi gelsin alsın” diyecek kadar kabalaşmış, okul için harcadığım onca emek, şiir yarışmalarında kazanılan dereceler, her milli bayramda gururlandıran bir sunuculuk örneği gösteren bir öğrencinin ufacık bir isteği yerine getirilmeyerek fıkraya uygun bir müdürlük örneği gösterilmiştir.

 dostlarım; inanın canım o kadar sıkıldı ki! anlam veremediğim bu olay karşısında neye uğradığımı şaşırdım. neyse bakalım olur böyle şeyler diyelim işimize bakalım. Allah makamına yakışır müdürler nasip etsin inşaallah.

kaju Çarşamba, Feb 21 2007 

27 yaşındayım ve bugüne kadar adını bile duymadığım tatmadığım bir lezzet KAJU. lakin kadim dostum Tarık sayesinde bu lezzete muvaffak olduk. vazgeçemediğimiz bu lezzeti tatmak bizim gibi ufak memurlar için üç ayda bir yüz gramı geçmemek üzere mümkün. karışık kuruyemiş arasında iki kişi için ayrılmış kase içerisinde sunulan kaju maden işçisi edasıyla ya da varoşlarda dağıtılan ve binlerce insanın hücum ettiği bedava yiyecekler misali ellerin kaseye dalıp dalıp çıktığı ve hiç kalmayana dek yendiği bir gıda. fakat; o iki kişiden biri sizseniz diğerinin tarık olmamasına dikkat etmelisiniz. aksi takdirde bu lezzetten mahrum kalır veya en iyi ihtimal bir tane yiyebilirsiniz. bugün ise alışılagelmiş bir kaju gününün aksine elibol,cömert hocamız hasan bey’in hediyesi olan yarım kilo kaju beş kişiye ki kişi başı yüz gram düşer dağıtılarak yenilmesi sağlandı. bu bize uzun süre yeter sanırım. size tavsiyem en yakın kuruyemişçiye gidin ve maddiyatınıza bakmaksızın en az 50 gr. olmak koşuluyla kaju alın ve kimseyle paylaşmayın. şimdiden afiyet olsun

başlangıç Pazartesi, Feb 12 2007 

Ölüme bir adım daha,

ya da doğuma,

yeni kundağında.